S i i R Bu gün birinci gün. Yazmaya basladım, ne dayanacak gücüm kaldı susmaya .nede anlatacak anlatamıyorum dilime gelmiyor kelimeler. Kafamda ki düsünceler bana agır gelmeye basladı sürekli eklenen sürekli çogalan bir agırlık. Gibi. Çıkamıyorum içinden. Çözemiyorum. Bir musibet bin nasihatten iyi demisler. Ben azla yetinemiyorum sanırım. Kaybettim seni.ne Garip, içimdeki duyguyu kendime bile tarif edemiyorum. Garip bir sıcaklık, pismanlık, korku, kabullenememe hislerinin karısımı. Unuttum yemek yemeyi, sanki yıllardır yemek yemiyormus gibiyim. Bitti her şey. Kabullenmekte güçlük çeksem de, inanmasam da bitti her sey .İlk defa bu kadar kesin ve bu kadar katı. Bitti. Su anda her sey o kadar net ki, tertemiz, gözlerimin önünde. Sanki baskası yasamıs gibi acımasızca elestirebiliyorum . Görebiliyorum hatalarımı. Ne garip. Yanlısları ne kadar kolay yapmısız sen de ben de. O kadar yıpratmısız ki birbirimizi, sanki kıtlıktan çıkmıs kurtlar gibi saldırmısız birbirimize , iliskimize, sevgimize. Ve tüketmisiz bir anda, bir anda yemis bitirmisiz her seyi. Ve simdi bunun hazımsızlıgını çekiyoruz. Lanet olsun diyorum, lanet olsun keske basıma bir sey gelseydi de seni arayamayacak, Sana Yazmiyacak hatta elime telefonu alamayacak durumda olsaydım. Keskelerle olmuyor ama. Mantıkla da olmuyor, gönül bu dinlemiyor. Bin defa söz veriyorsun kendine, bin defa pisman oluyorsun ama olmuyor yapamıyorsun, gönlüne söz geçiremiyorsun. Ne garip değil mi? Seni iki gün aramamayı kabullenemedim ama simdi bir ömür görememeyi kabullenmek zorundayım. Keskelerle olmuyor bu is, Kaybettim seni. Ve simdi kendimi bulmalıyım, nerede bıraktıgımı nerede kaldıgımı hatırlamam gerekiyor. Umarım, sende kalmamısımdır. Umarım acılarımız diner ve umarım seni unuturum. Umarım bu yazı birkaç sayfadan ibaret olur. bu siir bir kere dinlelenen bir siir olur Senden nefret etmeye, seni hatalı görmeye çalıstım . Olmadı. Çok mu dürüstüm acaba ben? Yada sen Hiç sanmıyorum ama sana yalan söylemedim ve aklıma geldiginde bile bunu sana yapamıyorum. Yaptıklarını düsündüm bana yalan söyleyip dısarı çıkmanı, Sitelere Girmeni bu yalanı uzatmanı düsündüm anlamlar yüklemeye, kendimi kandırmaya çalıstım ama olmadı bunu sana yapamadım, yakıstıramadım sana . Hala benim gördüğüm en saf en temiz sey sensin. Kötü günleri düsündüm, kavga ettigimiz ve senin haksız olduğun günleri, kızdım sana bunları yapmasaydın bu günü yasamazdık senin hatandı, Yada benim fark etmiyordu .. geçimsizligin, terbiyesizligin, saygısızlıgın.en uc noktasinda bile seni seviyordum. Olmadı, kandıramadım kendimi . O kadar çok iyi tarafın var ki, görmezden gelemedim Yani yine kendime döndüm, kendime kızdım, öfkelendim, beceriksizligime sitem ettim. Ben sana kızmayı hiç becerememistim zaten. Ben seni üzmeyi hiç istememiştim. Uzanamıyorum sana, yetmiyor ellerim yetemiyor . Oysa seni her zaman her şeyden koruyacagımı sanırdım, simdi nerdesin ne yapıyorsun onu bile bilmiyorum. Ve sana hiçbir zaman uzanamayacağım, hiçbir zaman yanında olamayacagım, hiçbir zaman dokunamayacağım tenine. Sen gittin, ve.ben tükendim ve simdi zaman bombos. Akıyor mu, durdu mu bilemiyorum. Bir iki kere gizli numaradan Aramak istedim Yazmak istedim Bu kadarını da yapamam kendime, bu kadar da küçülemem. Çay ve sigaranın bıraktığı garip bir tortu var dilimde ve Gökan özeni dinliyorum “Sana yine muhtacim”. Acınacak halde miyim diye düsündüm simdi, acınacak halde degilim bu dogal süreç sanırım. Ama biz beraberken acınacak haldeymisim. Bile bile, göre göre bütün bunları yapıp bu hale getiren bir adama ancak acıya bilirsin. Kötü olan birine acımak değil, kötü olan kendine acımak. Yarası agır oluyor bunun, kaçamıyorsun kendinden gittikçe büyüyor ve gittikçe derinlesiyor. Dedim ya gizli numaradan aradım seni, “ numaradan” aradım seni.Halelerimde aradim seni. Ne bir sey diyecek gücüm vardı ne de söyleyecek bir lafım, bilinçsiz ve umutsuzca yapılan akılsız tepkilerden biriydi sadece, önemsiz ve küçük düsürücü. Bir seymiydi bu. Bu bizim hikâyemiz, askımızın hikâyesi, kaybedisin, yitirilisin ve kaybolan mutlulugumuzun hikâyesi. Okunsun diye baska baska gözlerde, duyulsun diye baska baska kulaklarda, bilinsin diye baska baska âsıklarca bu benim hatamın en acı hikâyesi. -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
S i i R Bu gün birinci gün. Yazmaya basladım, ne dayanacak gücüm kaldı susmaya .nede anlatacak anlatamıyorum dilime gelmiyor kelimeler. Kafamda ki düsünceler bana agır gelmeye basladı sürekli eklenen sürekli çogalan bir agırlık. Gibi. Çıkamıyorum içinden. Çözemiyorum. Bir musibet bin nasihatten iyi demisler. Ben azla yetinemiyorum sanırım. Kaybettim seni.ne Garip, içimdeki duyguyu kendime bile tarif edemiyorum. Garip bir sıcaklık, pismanlık, korku, kabullenememe hislerinin karısımı. Unuttum yemek yemeyi, sanki yıllardır yemek yemiyormus gibiyim. Bitti her şey. Kabullenmekte güçlük çeksem de, inanmasam da bitti her sey .İlk defa bu kadar kesin ve bu kadar katı. Bitti. Su anda her sey o kadar net ki, tertemiz, gözlerimin önünde. Sanki baskası yasamıs gibi acımasızca elestirebiliyorum . Görebiliyorum hatalarımı. Ne garip. Yanlısları ne kadar kolay yapmısız sen de ben de. O kadar yıpratmısız ki birbirimizi, sanki kıtlıktan çıkmıs kurtlar gibi saldırmısız birbirimize , iliskimize, sevgimize. Ve tüketmisiz bir anda, bir anda yemis bitirmisiz her seyi. Ve simdi bunun hazımsızlıgını çekiyoruz. Lanet olsun diyorum, lanet olsun keske basıma bir sey gelseydi de seni arayamayacak, Sana Yazmiyacak hatta elime telefonu alamayacak durumda olsaydım. Keskelerle olmuyor ama. Mantıkla da olmuyor, gönül bu dinlemiyor. Bin defa söz veriyorsun kendine, bin defa pisman oluyorsun ama olmuyor yapamıyorsun, gönlüne söz geçiremiyorsun. Ne garip değil mi? Seni iki gün aramamayı kabullenemedim ama simdi bir ömür görememeyi kabullenmek zorundayım. Keskelerle olmuyor bu is, Kaybettim seni. Ve simdi kendimi bulmalıyım, nerede bıraktıgımı nerede kaldıgımı hatırlamam gerekiyor. Umarım, sende kalmamısımdır. Umarım acılarımız diner ve umarım seni unuturum. Umarım bu yazı birkaç sayfadan ibaret olur. bu siir bir kere dinlelenen bir siir olur Senden nefret etmeye, seni hatalı görmeye çalıstım . Olmadı. Çok mu dürüstüm acaba ben? Yada sen Hiç sanmıyorum ama sana yalan söylemedim ve aklıma geldiginde bile bunu sana yapamıyorum. Yaptıklarını düsündüm bana yalan söyleyip dısarı çıkmanı, Sitelere Girmeni bu yalanı uzatmanı düsündüm anlamlar yüklemeye, kendimi kandırmaya çalıstım ama olmadı bunu sana yapamadım, yakıstıramadım sana . Hala benim gördüğüm en saf en temiz sey sensin. Kötü günleri düsündüm, kavga ettigimiz ve senin haksız olduğun günleri, kızdım sana bunları yapmasaydın bu günü yasamazdık senin hatandı, Yada benim fark etmiyordu .. geçimsizligin, terbiyesizligin, saygısızlıgın.en uc noktasinda bile seni seviyordum. Olmadı, kandıramadım kendimi . O kadar çok iyi tarafın var ki, görmezden gelemedim Yani yine kendime döndüm, kendime kızdım, öfkelendim, beceriksizligime sitem ettim. Ben sana kızmayı hiç becerememistim zaten. Ben seni üzmeyi hiç istememiştim. Uzanamıyorum sana, yetmiyor ellerim yetemiyor . Oysa seni her zaman her şeyden koruyacagımı sanırdım, simdi nerdesin ne yapıyorsun onu bile bilmiyorum. Ve sana hiçbir zaman uzanamayacağım, hiçbir zaman yanında olamayacagım, hiçbir zaman dokunamayacağım tenine. Sen gittin, ve.ben tükendim ve simdi zaman bombos. Akıyor mu, durdu mu bilemiyorum. Bir iki kere gizli numaradan Aramak istedim Yazmak istedim Bu kadarını da yapamam kendime, bu kadar da küçülemem. Çay ve sigaranın bıraktığı garip bir tortu var dilimde ve Gökan özeni dinliyorum “Sana yine muhtacim”. Acınacak halde miyim diye düsündüm simdi, acınacak halde degilim bu dogal süreç sanırım. Ama biz beraberken acınacak haldeymisim. Bile bile, göre göre bütün bunları yapıp bu hale getiren bir adama ancak acıya bilirsin. Kötü olan birine acımak değil, kötü olan kendine acımak. Yarası agır oluyor bunun, kaçamıyorsun kendinden gittikçe büyüyor ve gittikçe derinlesiyor. Dedim ya gizli numaradan aradım seni, “ numaradan” aradım seni.Halelerimde aradim seni. Ne bir sey diyecek gücüm vardı ne de söyleyecek bir lafım, bilinçsiz ve umutsuzca yapılan akılsız tepkilerden biriydi sadece, önemsiz ve küçük düsürücü. Bir seymiydi bu. Bu bizim hikâyemiz, askımızın hikâyesi, kaybedisin, yitirilisin ve kaybolan mutlulugumuzun hikâyesi. Okunsun diye baska baska gözlerde, duyulsun diye baska baska kulaklarda, bilinsin diye baska baska âsıklarca bu benim hatamın en acı hikâyesi.